 |
 
 |
Can Yücel'in dizelerindeki gibi "Durdukça yosundan yeşil / Kulaç attıkça mavi" suların kıyısındadır, Datça ya da Reşadiye Yarımadası. Burası Ege ile Akdeniz'in coğrafi olarak birbirinden ayrıldığı yer |
 |
Antik Knidos kenti de, Batı Anadolu tarihinin hemen hemen bütün izlerini barındıran bu yarımadanın tam ucunda.MÖ 12. yüzyılda, bugün Datça (Reşadiye) diye anılan yarımadaya gelerek
|
 |
|
 |
Ya da tam tersi; yosun yeşili, turkuvaz mavisi hareli, gümüş balıklı suların birbirine dalga dalga koştuğu, kucaklaştığı bir dünya cenneti... |
 |
MÖ 8. yüzyılda Eski Knidos denilen yerde bilinen ilk Knidos kentini Spartalı Triopias ve Hippotas kurmuşlardır. ve Tarihi eserlerle dolu knidos tarihi başlamış tır. Heykeller, tiyatro ve güneş saati... |
 |
|
 |
Ak köpüklü, yeşilli, mavili öylesine bir cennet ki "Aphrodite bu sularda yüzmüş" diyor yöre sakinleri. Kuşkusuz haklılar. |
 |
İklimi, temiz ve nemsiz havası, pırıl pırıl denizi, sıcak insanlarıyla kısaca biz Datça anlatılmaz yaşanır diyoruz, Knidos da görülmesi, yaşanması gereken yerlerdendir. |
 |
| |
|
| |
|
|
|
 |